Rumeysa Karakaş
Sustum yada susturuldum...
Kelimeler kifayetsizse artık ne anlamı vardı yazmanın.
Sen bütün bahar bahçemi
tarumar etmişken, ağzımı açıp sana bakmaktan başka ne yapabilirdim
ben?
İnsafsızca güllerimi,
menekşelerimi, papatyalarımı, gelinciklerimi, zambaklarımı
kökünden sökerken, kavururken sen, göz yaşlarım toprakları suladı,
sel oldu ama ne fayda bütün çiçeklerim sele kapıldı.Ben dizlerime
kadar çamura batmışken; sele kapılan çiçeklerimin ardından
bakarken, kan ağlayan gözlerim artık kördü
Dokunmaya çalışıyordum sele
kapılan çiçeklerime, elime yalnız geride kalan dikeneler batıyordu.
Parmaklarımı hissedemiyordum, zehirli sarmaşıklarım omuzlarıma
sarılıyor, beni çamurun içine çekiyordu. Güneşim uzaklarda
parlıyordu ama ben göremiyordum. Artık nefes alamıyordum. Bütün
vücudum, yüzüm çamurun içinde kayboldu... Ben kendi göz yaşlarımın
eseri olan çamur deryasında boğuluyordum.Son çırpınışlarımı ve son
bir haykırış çabamı hatırlıyorum...
Neden sonra gözlerimi açtım...
Karşımda bahar bahçemi tarumar
edip, beni çamur deryamda boğan SEN vardın.Seli yaratan göz
yaşlarımın sebebi olan SEN...
Yine her yerde güller,
menekşeler, papatyalar, gelincikler ve zambaklar vardı.Sen
oradaydın...hepsinin üzerinde, topraktan bağımsızdın.Köklerin
havayla bütünleşmişti.Ne kadar mağrur ve parlaktın.Taşralılığın
seni terk etmişti.Cesaretin ve kudretinle tüm bahar bahçelerini
çöle döndürürdün.Bana kızışının sebebi sana bahar bahçemde yer
vermememdi.Ama bilmiyordun sen gönül bahçeme tohumunun düştüğü
günden beri kalbimde büyüyordun.Büyüyüp de güzelliğinden diğer
çiçekleri göremediğimden haberin yoktu.Seni bütün sevgimle suladım,
tüm saflığımla bağlandım, sana bütün gönül bahçemi mekan
eyledim.Ama sen büyünce burun büktün ,beğenmedin beni.Ben küçüldüm,
aşağılandım.Ben küçüldükçe sen büyüdün, ben aşağılandıkça sen
yüceldin.Ve ben senin varlığınla yok oldum,benliğimi senle
doldurdun.Ama bu da yetmedi, bedenim de istedin.Ben sen olmuşken
ne anlamı vardı etin, kemiğin, kanın... Ve aldın sen olan canımı...
LALEM !!! ben sana ne
ayı, ne güneşi, ne de yıldızları veremedim.Yaralı bir kalbim vardı
bir tek onu sundum."Kabulünse kabulümdür " dedim.
Ama biliyorum, yetmedim...