E.coli bakterisine DNA’sını enjekte eden bir Coliphage.
http://fs.broward.cc.fl.us/~fsearcy/BSC1011C/chapter7.html
Tabii bunların yanısıra bazı dezavantajları/kullanım zorlukları da
vardır:
-Önceden de bahsedildiği gibi bir bakteriyofajın kullanılabildiği
bakteri sayısı sınırlı olduğundan
hem hastalığı yapan bakterinin iyi tesbiti gerekmekte hem de her
bakteriye göre ayrı bakteriyofaj seçilmesi gerekmektedir.
-Ayrıca memeli canlılarda vücut virüsü dolaşım sisteminden atma
eğilimindedir.
-Bakteriyofaj üretilirken saflaştırmaya dikkat edilmeli toksik
maddeler taşımamalıdır.
Ancak bu dezavantajları da ortadan kaldırmak için çalışmalar
hızlandırılmıştır. Biyoteknolojik metodlar kullanılarak yeni süper
virusler üretilmeye çalışılmaktadır. Mesela bazen virüsler
bakteriyi öldürmeden sadece kendilerini çoğaltıyorlar. Bunu
engellemek ve virüsün ulaştığı bakterinin yok olmasını
garantilemek için virüslere bakteriyi öldürecek olan bir proteinin
genetik kodu yerleştiriliyor ve virüs kendi genetik materyali yanı
sıra bu kodu da bakteriye enjekte ediyor. Bakteri böylece
kendisini zehirleyecek olan proteini sentezlemek zorunda kalıyor
ve kendini öldürüyor.
Başka bir çalışmada ise virüslerin genetik kodu bakterilerin
savunma sisteminden korunacak şekilde değiştirilmeye çalışılıyor.
Bakterilerde bulunan ve bellirli bazı DNA bölgelerini tanıyarak
onları kesen, parçalayan enzimlere ‘restiriksiyon enzimleri’ adı
verilir. Bir bakteriye bakteriyofaj girdiğinde bu enzimler hemen
yabancı DNA’yı bu enzimler ile parçalamaya, etkisiz hale getirmeye
çalışırlar. Bunu engellemek ve fajı korumak için, fajın genetik
kodundan bu enzimlerin tanıdığı bölgeler mümkün olduğu kadar
çıkartılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu işlem yapılırken fajın
işlevselliği de zarar görmemelidir. Hangi DNA parçalarının
çıkartılıp, hangilerinin korunacağını belirlemek için bilgisayar
programlarından yararlanılmaktadır.
İnsanoğlu bu yüzyıla kadar evcilleştirdiği hayvanlardan
yararlanıyordu. Farkında olmayarak ise peynir, yoğurt yapımında ve
ekmek mayasında mikroorganizmaları kullanıyordu. Şimdi ise
biyoteknolojik imkanlarla sadece bakteri veya hücreler değil artık
virüsler de emrimizin altına girmeye başlıyorlar. Kainatta
küçüğünden büyüğüne herşey insana hizmet ettiriliyor, her şeyin
bir vazifesi var; insanoğluna ise bu nimetlerin farkına varmak ve
kainat sahibine teşekkür etmek düşüyor.
BAKTERİYOFAJ
Bakterileri enfekte eden virüslere bakteriyofaj adı verilir. Genel
yapı olarak DNA veya RNA’den oluşan genetik materyal, onun
çevresini kaplayan protein zar ve bakterilere tutunup genetik
materyalini enjekte etmesine yardımcı olan proteinden yapılmış
kuyruk bölümünden meydana gelmiştir. Bir bakteriyofaj sadece bir
veya birkaç bakteri türünü enfekte edebilmektedir. Mesela
“Coliphage” DNA içeren bir virüstür ve sadece Escherichia coli
bakterisini enfekte edebilir.
Virüslerde genetik materyal virüs içinde çok sıkıca
paketlenmiştir. Yine bakteriyofajların biri olan Bakteriyofaj
l’nın 55nm (55x10-9 m) çapındaki faj başında, 16500 nm
(16500x10-9m) uzunluğunda çift sarmal DNA molekülü paketlenmiştir.
Biyokimyacılar şimdiye kadar bu kadar küçük bir yere bu kadar uzun
DNA’nın nasıl sığdırıldığına dair değişik teoriler öne sürseler de
henüz bu işin sırrı çözülememişdir.
Virüsün içinde DNA veya RNA den başka virüs içi faaliyet gösteren
hiç bir yapı veya organel yoktur. Değişik ortamlarda cansız gibi
kristal bir yapıda dolaşırlar. Bu özellikleri nedeni ile canlı
olup olmadıkları bazılarınca tartışılan Allah’ın garip
mahlukatlarından biridir virüsler.
Bakteriyofajların cansız gibi etrafta gezmeleri hedeflerinde olan
bakteriye varıncaya kadar sürer. Hedeflerindeki bakteriye
ulaştıkları anda kuyruk kısımları ile bakteriye tutunur ve kendi
DNA’larını bakteriye enjekte ederler. Faj DNA’sı bakteri içinde
kontrolü ele alır ve bakterinin organellerini ve maddelerini
kullanarak yeni fajlar üretir. Bakteri adeta virus fabrikasina
dönüşür. Daha sonra bu virüsler bakteriyi patlatarak etrafa yeni
bakteriler bulmak için dağılırlar. Yaklaşık 30 dakika içerisinde
fajın enfekte ettiği bakteride 200 faj üretilir. Bu fajlardan her
biri başka bakterileri enfekte ederek 30 dakika içinde 200’er faj
daha üretirler. Böylece hemen ikinci nesil sonunda 40 000 faj elde
edilmiş olur. Bu sayı üçüncü nesilde 8 milyon ve dördüncü nesilde
ise 1.6 trilyona ulaşır. Bu muhteşem çoğalma hızları ve sayıları
ile dünyamızın her tarafını kuşatmış durumdadırlar.

http://salus.med.uvm.edu/mmg/MMG211/Lytic_life_cycle.GIF
KAYNAKLAR
1. Lorch A., “Bacteriophages: An Alternative to Antibiotics?”,
Biotechnology and Development Monitor, No 39, 1417, 1999.
2. Mark Schrope, “Trained Assains”, New Scientist, 2 June 2001
3. Steven S. Skiena, “Designing Better Phages”, Bioinformatics
Vol. 17 Suppl.-1, 5253- 5261, 2001.
4. Voet D., Voet J.,”Biochemistry”, 2nd edition, John Wiley and
Sons, 1995.
5.
http://biyolojidunyasi.8m.com/virusler.htm
6.
http://surfer.iitd.pan.wroc.pl/phages/phage4.html
7.http://www.doubletwist.com/news/columns/article.jhtml?section=weekly01&name=weekly0104
8.
http://www.asmusa.org/division/m/M.html
9.
http://www.evergreen.edu/user/T4/PhageTherapy/Phagethea.html