DNA ve protein araştırmalarında farklı renklerdeki florasan
proteinlerin kullanılması molekül görüntüleme tekniklerinin daha
verimli kullanılmasına imkan tanımıştır. Yeşil florasan proteini
yaşayan hücreler içerisinde işaretleyici olarak da
kullanılabilmektedir. Bakteri, maya hücreleri, bazı bitkiler,
zebra balığı ve fareler üzerinde yapılan deneyler olumlu sonuçlar
vermiştir. Bu canlılara genetik mühendisliği metodları ile
florasan proteinini kodlayan gen aktarılmıştır. Genetik yapılarına
eklenen bu kod gereğince florasan proteini sentezleyen canlılar,
kullanılan florasan proteini cinsine göre mavi veya morötesi ışığa
tabi tutulduklarında yeşil ışık saçarak parlarlar. Aynı şekilde
gelecekte kanserli hücrelere bağlanması sağlanan florasan protein
sayesinde ameliyat sırasında kanserli hücreler gözle görülür hale
gelecek ve ameliyatların çok daha hassas yapılması sağlanacaktır.
Molekül görüntüleme metodlarında yeni bir çağ açan florasan
proteinlerin gerçek sahibi Aequoria victoria denizanası,
etrafa ışık saçtığının farkında mı acaba? Işık nedir, göz ve
görmek nedir bilmeyen denizanası gibi canlılarda bulunan ışık
verici proteinler belli ki bulundukları bedene, sahiplerinin
bilgisi veya iradesi dahilinde gelmemişler. A. Victoria
‘bana aequorin mavi ışık veriyor ama ben diğerlerinden farklı
olmak için şunu yeşile çevirecek bir molekül icad etmeliyim’ diye
düşünecek kabiliyette olmadığı gibi, bu harika proteini
tesadüflere havale etmek de en azından insafsızlıktır. Işık saçan
proteinlerin, gözü olmayan canlılara yerleştirilmesindeki hikmet,
belki de kainatın hiçbir yerinde kör tesadüfe yer olmadığını bize
göstermektir.
Kaynaklar
1.
http://www-bioc.rice.edu/Bioch/Phillips/Papers/gfpbio.html
2.
http://www.ebi.ac.uk/interpro/potm/2003_1/Page_1.htm
3.
http://www-bioc.rice.edu/Bioch/Phillips/Papers/gfpbio.html
4.
http://www.encyclopedia.com/html/l1/luminesc.asp
********************
BİYOLUMİNESANS VE FLORASANS AYNI ŞEYLER Mİ?
İki ışık üretimi de canlılarda görülürler ama birbirinden farklı
şeylerdir. Bu iki terim arasındaki farklılıkları anlamak için
ilkönce luminesans nedir ona bakalım:
Dış uyarılarla ışık veren maddelere luminesan madde, ışığa da
luminesans denir. Dış uyarı elektrik akımı, biyokimyasal
reaksiyon, ışık, x-ışını veya morötesi ışın olabilir. Luminesan
madde atomlarında uyarı alan dış yörünge elektronları yüksek
enerjili konuma geçer. Uyarılan elektron normal konumuna
döndüğünde görünür ışık şeklinde elektromanyetik radyasyon açığa
çıkartır. Açığa çıkan ışığın dalga boyu (yani rengi) her luminesan
madde için karakteristiktir.
Luminesans’ın değişik çeşitleri vardır. Eğer uyarılma enerjisi bir
kimyasal reaksiyon sonucu ortaya çıkıyorsa buna kemiluminesans,
eğer bu kimyasal reaksiyon bir canlı içerisinde gerçekleşiyorsa
biyoluminesans adı verilmektedir. Florasans ise
dışarıdan gelen uyarının (bu uyarı görünür ışık, X-ışını, morötesi
ışın olabilir), emilip hemen anında geri salınması ile
gerçekleşir. Fosforasans özellik içeren maddelerde
dışarıdan gelen uyarının bitmesinden sonra da ışık salınımı devam
eder.
GFP proteini doğal ortamında (mesela A. Victoria deniz
anasının içinde iken) aequorin proteinin kimyasal reaksiyon sonucu
(biyoluminesans ile) ürettiği mavi ışığı uyarı olarak alır ve
florasans özelliği ile yeşil ışık olarak ortama salar.
http://www.zaferdergisi.com/article/?makale=997
YILDIZ BOZKURT